DÖRDÜNCÜ MAYMUN

6 Eylül 2012 Perşembe

ÇEK BİR TAZMİNAT KIDEMLİ OLSUN



Yoldan geçerken çevirdi yolumu;
“İş ister misin birader?”
Kediye ciğer sormak gibi bir şeydi, bunca zaman sonra iş aradıktan sonra iş karşıma çıkmıştı.
“İsterim” dedim hemen, nasıl olsa “Ne iş olsa yaparım abi” durumuna geldiğimden işin ne işi olduğunu sormadım.
“Çok sevindim seni bulduğuma, teşekkür ederim beni çok mutlu ettiniz; ilk işimde başaralı oldum sayenizde, yoksa işsiz kalabilirdim” diyerek boynuma sarılıp yanaklarımdan öptü…
“Pardon sizin işiniz neydi acaba?” sordum.
“Ben işçi bulucu bulucuyum…”
“Nesin nesin?”
“İşçi bulucu bulucu…”
Bir an işletildiğimi düşünüp düş kırıklığı içinde ters çıktım…
“O da ne lan !”
Adam gayet ciddiymiş, durumu net bir şekilde anlatınca hemen anladım.
Durum şuymuş; yeni kurulan özel istihdam büroları işçi isteyenlere uygun fiyattan işçi buluyorlarmış. Ama tabii bunun için önce bu bürolarda çalışacak elamanlara ihtiyaç varmış. İşçi bulmak için birilerinin işçi araması gerekiyormuş; bunlara da “İşçi bulucu” diyorlarmış ama bunun için de daha önce o işçi bulucuları bulmak gerekiyormuş bunu yapanlara da “İşçi bulucu bulucu” diyorlarmış.
“Peki ben de mi işçi bulucu bulucu olacağım?” diye sordum..
Çok kızdı, “Ne münasebet, o kadar kolay mı işçi bulucu bulucu olmak? İşçi bulucu bulucu benim, sen sadece işçi bulucu olacaksın…”
“Çok özür dilerim cehaletime verin, bilemedim. Elbette işçi bulucu olunmadan işçi bulucu bulucu olunduğu nerede görülmüş. Bu işin kıdemi var boku var, püsürü var, değil mi?”
Bir anda sapsarı oldu, hemen ağzımı kapattı, korku içinde kulağıma fısıldadı…”
“Sakın ha… Sakın ha bir daha o kelimeyi ağzına alma… O kelime bizim işte yasak bir kelime zinhar telaffuz edilemez…”
“Bok kelimesini mi… Haklısınız ayıp bir kelime, böyle argo kelimeler bir işçi bulucuya yakışmaz...”
“Ne boku yahu, bok niye yasak olsun, öteki kelimeyi söylüyorum…”
Başka ne söylediğimi düşündüm…
“Püsür mü yasak?”
“Hayıııır ötekiii…”
“Geriye bir kıdem kalıyor…”
“Söylemeeee, sakıııın, duyacaklaaaar…”
“Kim duyacak?”
“Bizim şirketin müfettişleri…”
Mesele anlaşılmıştı bu işte “Kıdem” kelimesini kullanmak kesinlikle yasaklanmıştı. Yasakları sorgulamayı küçük yaştan beri öğretilmiş biri olarak neden yasak olduğunu üstelemedim.
“Peki benim görevim tam olarak ne olacak?”
“Bol bol işçi bulacaksın…”
“Ne tür işçi?”
“Her türlü işçi; küçük büyük, kadın, erkek, yaşlı, genç, çocuk, vasıflı, vasıfsız ama özellikle ve kesinlikle sendikasız. İş gücü konusunda dünyayla rekabet edecek aranan bir ülke hale geleceğiz yakında.”
“Hangi dünyayla?”
“Üçüncü dünyayla… Filipinler’i de Çin’i de ucuz işçi bakımından gececeğiz hayırlısıyla.”
“Peki belli şartlar var mı?”
“Yok… İşin güzelliği de orada zaten, kayıtsız şartsız alıyoruz işe… Ne kayıt ve ne kuyut; üstelik istediğin kadar çalışıyorsun; dakikalık, saatlik, günlük, haftalık, aylık işlerimiz mevcut.”
“Yıllık yok mu?”
“Onu pek tercih etmiyoruz, yıl hesabına girdiğimiz zaman şey hesabına giriyor…”
“Ney hesabına?”
“Hani var ya o cız kelime… Hani K harfiyle başlayan…”
“Kıdem…”
“Suuuus… Başımıza iş açacaksın… İşte o K harfli durum olmasın diye yıllık yapmıyoruz, en fazla 365 gün çalıştırıyoruz son 6 saate gelince şut… Taş çatlasa 365 gün 5 saat 59 dakika; yani asla 1 yıl olmuyor… Sonra şey şeysi oluyor…”
“Kıdem tazminatı…”
“Yahu sen salak mısın, anlamıyor musun, kaç defa söyleyeceğiz? O kelimeyi söylemek yok”
Derken yanımızda biri belirdi…
“Biri kıdem tazminatı mı dedi bakiiim?”
Öteki korku içinde bana baktı…
“Hah olan oldu işte, müfettiş geldi, sus dedik sana o kadar; şimdi Cafer’e bezini getir bakalım!”
“Çenem tutulsun inşallah… Demedim vallahi demedim, kadem dedim kadem, yeni işe başlarken uğurlu kademli olsun derler ya onu dedim, Sonra tazminat değil Tanzimat, hani var ya Tanzimat Fermanı, hani Mustafa Reşit Paşa Gülhane’de okumuştu…”
Adam yemedi tabii dediklerimi, ağzımdan kaçan “kıdem tazminatı” yüzünden işe başlamadan işsiz kalmıştım.  
İnceldiği yerden koptuğuna göre artık bir sakıncası kalmamıştı…
İşçi bulucu bulucu ve onun müfettişinin karşısına geçip, zarif bir hareketle birlikte;
“Kıdeeeem tazminatıııı” diye haykırdım…

Hiç yorum yok: