DÖRDÜNCÜ MAYMUN

15 Eylül 2026 Salı

EĞER

 



Rudyard Kipling’e saygıyla

Eğer, bir TV dizisi yapıp da reyting uğruna her şeyi yapabileceğine inanmışsan,

Eğer, toplumun en hassas noktalara parmak atıp duyar kasmaya kalkmışsan,

Eğer, ikili ilişkilerde yenge, yeğen, enişte, teyze, kuzen, elti, görümce, kayınço, kayınpeder, gelin, kaynana, kombinasyonlarını hatasız olarak sağlamışsan,

Eğer hem insanların sinir katsayısını zıplatıp hem de izlettiriyorsan,

Eğer yüz bin kere anlatılmış hikâyeyi yüz bin birinci kez sunabiliyorsan ilk kez gibi,

Eğer, mabadından salladığın senaryoya bu gerçektir, gerçek olanlara da bu gerçek değildir diyebiliyorsan,

Eğer, yürünecek kırk dakikayı suyunu çıkartıp iki yüz kırk dakikaya çıkartıp da iflahını kesiyorsan milletin,

Eğer izleyicine aptal muamelesi yapmaya başlamışsan,

Eğer, şiddeti normalleştirip onu sevimli hale getiriyorsan,

Eğer, her bölümde öldürülen insan sayısını bilemiyorsan,

Eğer, her seferinde farklı bir ölüm şekli bulabiliyorsan,

Eğer kadınların dövülmesini sıradan günlük bir olay gibi görebiliyorsan,

Eğer, kötülüğün rol modeli olabiliyorsan,

Eğer, sana yapılan sövgüleri övgü kabul edip utanmadan sırıtabiliyorsan,

Eğer, insanlar senden gördükleri gibi mermileri biribirlerinin kafasına sıkabiliyorsa,

Eğer, bundan da büyük bir mutluluk duyuyorlarsa,

Eğer, sokak çeteleri senin eserin olmuşsa,

Eğer, şiddeti ilkokul sıralarına kadar indirmeyi becerebilmişsen,

Eğer, senaryondaki kurgusal karakterleri halen yaşayan gerçek hayattaki karakterlerden alıyorsan,

Eğer, bir süre sonra hangisinin gerçek hangisinin kurgu olduğunu sen bile karıştırıyorsan,

Eğer, bir de bu karakterler tehlikeli arıza karakterlerse, hele bir de o kurgunun içinde olduklarını fark etmişlerse,

Eğer, üstüne üstelik biribirlerine düşman kişilerse ölümüne,

Eğer senaryona sızıp düşmanına mesaj vermeye kalkmışlarsa hele,

Eğer yanından bile geçilmesi tehlikeli olan odakların tam göbeğine düşmüşsen,

Eğer, kaleminin kontrolünü kaptırmışsan bezirganlara,

Eğer, onlara karşı çıkmaya yetmiyorsa yüreğin,

Eğer, ettiğin haltları bir de sıvayabiliyorsan tüm zemine,

Eğer, bunu da yeterli bulmayıp bir de tüy dikebiliyorsan üstüne,

Eğer, gene de en ufak bir sorumluluk alamıyorsan omuzlarına,

Eğer, tüm samimiyetinle kantarın topuzunu kaçırdık galiba, diyemiyorsan,

Eğer, bütün bunları yaptıktan sonra “Ben sadece senaryoyu yazdım.” diyebiliyorsan utanmadan,

Dünyanın en adil yargıcı tarih, bir gün gelip verir hükmünü:

SENDEN ADAM OLMAZ OĞLUM…

 

                                                                                                       Atay Sözer

 

 


Hiç yorum yok: